Hamilelikte Doktor ve Hastane seçimi.. | 6 Mayıs 2019

Birçok kadın için, hamile olduğunu öğrendikten sonra başlar iyi bir hastane ve doktor arayışı. Oysa bu benim için çok büyük önem taşıyordu ve bu arayışa hamilelik sürecinin öncesi girmiştim. Gebelikten başlayıp, doğuma kadar geçen sürede gerek hastane gerek doktor değişikliği yapmamak için olmasını istediğim belli başlı kriterler vardı.

Hastaneyle ilgili kriterlerim; yeni doğan yoğun bakım ünitesi ve helikopter pistine sahip olması, anne bebek dostu bir hastane olması, hastanenin eve olan uzaklığı ve son olarak eşimin ve fotoğrafçımızın doğuma girebilmesi olanağıydı.

Günümüzde tıp ciddi derecede gelişti, hamilelik süresince her şey kontrol altında fakat doğum anı ve sonrası için kimse kimseye ne yaşanacağı konusunda garanti veremiyor. Bu sebeple yeni doğan bakım ünitesi ve daha ciddi boyutta yaşanabilecek durumlara karşı hızlı müdahale edilebilmesi açısından helikopter pistinin olması bizim için çok önemliydi. Doğum anında bebeğimle tensel temas yaşayıp emzirebilmeyi ve anneyle bebeği birbirine bağlayan kordonun geç kesilmesini istediğim için de “anne-bebek dostu hastane” özelliği olması önemli bir kriterdi. O eşsiz ve büyüleyici anda eşimin de yanımda olması, bebeğimizi el ele karşılamak ve tüm bu anların ölümsüzleştirilmesi için fotoğrafçımızın da doğuma girebilmesi olmazsa olmazımdı.

Doktor seçiminde ise; alanında uzman, güçlü iletişimi olan, en saçma soruma bile sabırla ve anlayabileceğim bir dilde cevap veren ve gerçekten kendimi yanında güvende hissedebileceğim bir hekim olması benim için çok önemli bir detaydı.

Çok üzülerek söylüyorum ki; Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Türkiye’de bebeklerin %53’ü sezaryen ile dünyaya geliyor. Bunun yanı sıra OECD’nin rakamlarına göre Türkiye, sezaryen ile doğum oranıyla dünya sıralamasında birinci durumda. Bu verilere göre de acil durumlar hariç, planlı yapılan sezaryenler ya anne adayının normal doğum korkusu yüzünden, ya da doktorun özellikle vakit açısından daha kolayına geldiği için tercih edildiğini düşünüyorum. Gideceğim doktorun, aksi bir durum olmadığı sürece normal doğum yanlısı olması çok önemli bir detaydı. Özellikle günümüzde, yani bilgi çağında, internet bir bilgi kirliliği havuzu olduğu için, ben her detayı doktoruma danışarak ilerlemek istiyordum. Bu yüzden günde yirmi anne adayı ile görüşüp herkese geçiştirme cevap verecek bir doktor değildi aradığım. Bana zaman ayırmalı, verdiği cevaplarla endişelerimi gidermeli, olası bir olumsuz durumda cümleyi eğip bükmeden dürüstçe paylaşabilmeliydi. Şanslıyım ki; aradığım doktoru, kriterlerime uyan bir hastanede buldum.

Size tavsiyem; bebek sahibi olma planları yaparken, bir yandan da bu araştırmaları yapıp, özellikle doktor konusunu hamilelik öncesinde netleştirmeniz olacaktır. Hamileliğinizin en başından, bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alacağınız son güne kadar takibinizi yapan, sizi tanıyan ve gebelik geçmişinizi bilen bir doktorla doğuma girmek gerçekten çok güven verici bir durum. Hamile olduğunu öğrendikten sonra araştırma yapmadan, herhangi bir hastanede, müsait olan herhangi bir doktorla bu yola başlamak ve ileride memnun kalmadığınız için doktor değişikliğine gitmek çok stresli bir süreç. Hamilelikte hormonların da etkisiyle “Bu saatten sonra kime gideceğim, doğuma çok az kaldı.”  diye endişe etmek istemiyorsanız bu seçimlere lütfen dikkat ediniz. Plansız bir hamilelikte bile bir an önce doktor ve hastane konularını sonuçlandırmanız, faydanıza olacaktır; hiçbir şey için geç kalmış sayılmazsınız.