Sadece Evi Değil, Dünyası Yıkılmıştı Başına.. | 25 Mayıs 2019

İnsanlığın güç peşine düştüğü bir savaş içinde bulmuştu kendini.. Gözlerini açıp kendine geldiğinde eve yürüdü olabildiğince hızlı adımlarla. Yaklaştıkça inanamıyordu yaşananlara, ne yaşadığı sokak eskisi gibiydi ne altında huzur bulduğu çatısı ne de sevdikleri kalmıştı yanında.

Ağlayarak tırmandı merdivenleri usulca, ararken 70 senelik hayat arkadaşını görmüştü soğuk bedenini taş kalıntılarının altında. Sadece evi değil dünyası yıkılmıştı başına. Çıkaracak gücü yoktu kalkıp olduğu yerden yürüdü yatak odasına. Karısının her sabah özenle toparladığı yatağın örtüsünü kendisi de özenle katladı geriye oturdu usulca. Çıkardı kırılan komodinin çekmecesinden piposunu hala çalışan gramofondan açtı sevdiği kadının en sevdiği parçayı.

Düşünürken parçalanan kalbini çekti en derinden bir fırt, dinlerken soğuk sessizlikte en iyi gelen müziği anımsıyordu duygu dolu anılarını. Daldı derinlere sonra.. Yaşayamadıklarına mı üzülmeli miydi? Yoksa yaşanmışlıkları hala hatırlayabildiğine mi? Bilemedi.. Sevinmeli miydi hayatta oluşuna? Yoksa üzülmeli miydi yalnız kalışına? Alev alev yanarken yüreği buz kesiyordu kalbi..